Satın alınan bir malın arızalı çıkması, vaat edilen özellikleri taşımaması, kullanım amacını karşılamaması, kararlaştırılan sürede teslim edilmemesi veya hatalı şekilde monte edilmesi hâlinde mal, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında ayıplı mal olarak değerlendirilebilir.
Tüketicinin ayıplı maldan doğan hakları ile mesafeli sözleşmelerdeki cayma hakkı birbirinden farklı hukuki düzenlemelerdir. Bu nedenle her iade talebinin aynı kurallara tabi olduğu düşünülmemelidir.
Tüketici kimdir?
6502 sayılı Kanun’a göre tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ya da tüzel kişidir. Bu nedenle korumadan yararlanılıp yararlanılamayacağı belirlenirken yalnızca ürünü satın alan kişinin kim olduğuna değil, satın alma işleminin hangi amaçla yapıldığına bakılır.
Bir malı işletmesinde kullanmak, üretim veya hizmet faaliyetinde değerlendirmek ya da ticari kazanç elde etmek amacıyla satın alan kişi, kural olarak tüketici sayılmaz. Buna karşılık tüzel kişiler de somut işlemin ticari veya mesleki faaliyet dışında kalması durumunda tüketici sıfatına sahip olabilir.
Ayıplı mal nedir?
Bir malın;
- Taraflarca kararlaştırılan örnek veya modele uygun olmaması,
- Objektif olarak taşıması gereken özelliklere sahip bulunmaması,
- Ambalajında, etiketinde, reklamında veya internet ilanında belirtilen özellikleri taşımaması,
- Benzer malların kullanım amacını karşılamaması,
- Tüketicinin makul olarak beklediği yararı azaltması veya ortadan kaldırması,
- Kararlaştırılan sürede teslim edilmemesi,
- Satıcının sorumluluğunda hatalı monte edilmesi
durumlarında ayıplı maldan söz edilebilir.
Teslim tarihinden itibaren ilk altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim tarihinde mevcut olduğu kabul edilir. Kural olarak bu dönemde malın ayıplı olmadığını ispat etme yükü satıcıya aittir. Ancak malın veya ayıbın niteliğiyle bağdaşmayan durumlarda bu karine uygulanmayabilir.
Ayıplı mal karşısında tüketicinin seçimlik hakları
Malın ayıplı olduğunun anlaşılması hâlinde tüketici, 6502 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca aşağıdaki haklardan birini seçebilir:
- Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme ve bedel iadesi isteme,
- Malı elinde tutarak ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme,
- Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde bütün giderleri satıcıya ait olmak üzere ücretsiz onarım isteme,
- İmkân bulunması hâlinde malın ayıpsız bir misliyle değiştirilmesini isteme.
Satıcı, kural olarak tüketicinin tercih ettiği talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Bununla birlikte ücretsiz onarım veya değişim talebinin satıcı açısından orantısız güçlük doğurması hâlinde tüketici, bedel indirimi ya da sözleşmeden dönme haklarından birine başvurabilir.
Ücretsiz onarım ve ayıpsız misliyle değişim hakları üretici veya ithalatçıya karşı da ileri sürülebilir. Bedel iadesi veya bedelden indirim talebi ise esas olarak satıcıya yöneltilir. Sözleşmeden dönülmesi hâlinde ödenen bedelin, bedelden indirim hâlinde ise indirim tutarının tüketiciye derhâl iade edilmesi gerekir. Seçimlik hakların kullanılması nedeniyle ortaya çıkan giderler tüketiciye yükletilemez.
Ücretsiz onarım ve değişim ne kadar sürede yapılmalıdır?
Ücretsiz onarım veya ayıpsız misliyle değişim talebinin, kural olarak talebin yöneltildiği tarihten itibaren en geç otuz iş günü içinde yerine getirilmesi gerekir. Konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda bu süre altmış iş günüdür.
Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği kapsamındaki ürünlerde ücretsiz onarım için ürün türüne göre belirlenen azami tamir süreleri uygulanır. Sürenin aşılması durumunda tüketici diğer seçimlik haklarına başvurabilir.
İki yıllık süre koşulsuz iade süresi değildir
Ayıplı maldan doğan sorumluluk, kanunda veya sözleşmede daha uzun bir süre öngörülmemişse, malın tüketiciye tesliminden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda bu süre teslimden itibaren beş yıldır.
İkinci el satışlarda satıcının ayıptan sorumluluğu bir yıldan; ikinci el konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda ise üç yıldan az olamaz.
Ayıbın ağır kusur veya hileyle gizlenmiş olması hâlinde zamanaşımı hükümleri uygulanmaz. Dolayısıyla gizli ayıbın niteliği, satıcının bilgisi ve ayıbın gizlenme biçimi somut olay kapsamında ayrıca değerlendirilmelidir.
Ayıpsız ürünlerde iade ve değişim hakkı
Mağaza veya işyeri gibi fiziki satış yerlerinden alınan ve herhangi bir ayıbı bulunmayan ürünler bakımından tüketicinin genel ve koşulsuz bir iade ya da değişim hakkı bulunmamaktadır. Ancak satıcı, belirli bir süre içinde iade veya değişim yapılacağını taahhüt etmişse bu taahhüdüne uymak zorundadır.
İnternet, telefon veya diğer uzaktan iletişim araçlarıyla yapılan mesafeli satışlarda ise kural olarak tüketici, herhangi bir gerekçe göstermeden ve cezai şart ödemeden on dört gün içinde cayma hakkına sahiptir. Kişiye özel hazırlanan ürünler, çabuk bozulabilen mallar, koruyucu unsurları açılmış hijyen ürünleri ve mevzuatta sayılan diğer sözleşmeler bakımından cayma hakkının istisnaları bulunmaktadır. Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği’nde 24 Mayıs 2025 tarihinde yapılan değişiklikler 1 Ocak 2026’da yürürlüğe girmiştir.
Ayıplı hizmetlerde tüketicinin hakları
Tadilat, onarım, taşıma, eğitim, bakım veya benzeri bir hizmetin sözleşmeye uygun şekilde yerine getirilmemesi hâlinde ayıplı hizmet söz konusu olabilir. Tüketici bu durumda;
- Hizmetin yeniden görülmesini,
- Hizmet sonucunda meydana gelen eserin ücretsiz onarılmasını,
- Ayıp oranında bedel indirimi yapılmasını,
- Sözleşmeden dönülmesini
talep edebilir. Ayrıca şartları oluşmuşsa Türk Borçlar Kanunu hükümleri kapsamında uğradığı zararın giderilmesini isteyebilir. Ayıplı hizmetten doğan sorumluluk da kural olarak hizmetin ifasından itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir; ayıp ağır kusur veya hileyle gizlenmişse zamanaşımı uygulanmaz.
Başvuru yolları
Tüketicinin öncelikle talebini satıcı veya hizmet sağlayıcıya yazılı ve ispatlanabilir biçimde bildirmesi; fatura, satış sözleşmesi, servis fişi, yazışmalar, fotoğraflar ve ödeme belgelerini saklaması önemlidir.
2026 yılı için uyuşmazlık değeri 186.000 TL’nin altında olan tüketici uyuşmazlıklarında il veya ilçe tüketici hakem heyetine başvurulması gerekir. Başvuru, ilgili hakem heyetine doğrudan veya e-Devlet üzerinden yapılabilir.
Uyuşmazlık değeri 186.000 TL ve üzerindeyse tüketici hakem heyetine başvurulamaz. Kanunda belirtilen istisnalar saklı olmak üzere, dava açılmadan önce dava şartı arabuluculuğa başvurulması ve anlaşma sağlanamaması hâlinde tüketici mahkemesinde dava açılması gerekir. Tüketici mahkemesi bulunmayan yerlerde dava, tüketici mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde görülür. Parasal sınırlar her yıl yeniden belirlendiğinden başvuru tarihindeki güncel tutarın kontrol edilmesi gerekir.
Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tüketicinin başvurabileceği hak ve yollar; sözleşmenin türüne, mal veya hizmetin niteliğine, uyuşmazlık tutarına ve somut olayın özelliklerine göre değişebilir.
Av. Dr. Ali YENİAY
